Sourwood Tears in the Inn

I call on the moon, the stars
and I crave the best for my carved scars
I churn out a vague bale in the dim that
takes over my dreams and nightmares

In the morning, weary, as usual
still bearing the pain,
the pain of a dead mother,
hardly spitting out the pain
bottling the sourwood tears in the inn
tearing myself apart towards the new moon’s sin

staging lies to reach out,
I cannot wait, cannot wait to
sleep under the moon, my mother
calling, clearing your name
towards the gardens you uttered
for the daughters you tamed

Obi’de Yüzerim

Şarkılarım hiçbir zaman radyoda çalınmayacak, şiirlerim hiçbir zaman kitaplara basılmayacak, resimlerim hiçbir zaman sergilere çıkmayacak.

Hiçbir zaman tam anlamıyla kontrol edemeyeceğim duyguların yazıya dökülüşüdür bu, kağıt üzerinde yer alamayacak kadar soğuk bir dökülüş.

Pür dikkat bakabildiğim her şeyin müze gibi oluşu.
Gözlerimi kapattığımda, görebildiğim kıvılcımlar.

Bunun beni ağlatması gerekmiyor, ağlatmayacak. Kurduğum hayallerin hepsi beni adeta kanser edecek, beni kimse kurtaramayacak. Sonrasında morgun içinde uyuyormuşum gibi bir uyuşukluk.

Her şeyin gittikçe zorlaşması.
Yeni yaşamlar, yeni insanlar görecek kadar umutlu olmam, bir yandan da kendi yaşamımdan vazgeçmem.
Karaya vurmuş gibi çaresiz ve umutsuz olmam.
Gözler yarı açık uzatılan sigaraları titreyerek almam.

Kafamı patlatacak kadar yoğun düşlerim. Hiçbir zaman radyoda çalınmayacak.
Kitaplara basılmayacak.
Sergilere çıkmayacak.

Norman Fucking Rockwell

bir tabloda yaşıyorum
sayılı günlerimi
sıcak ve mizahi gözükmekte
bir norman rockwell resmi gibi
bir yabancı işte böyle görüyor
ketenlerle örtülmüş zihnimi
sıcak bir amerikan izlenimi
yirmilerden doksanlara
tüm küflü kokuları hırkasında getiren
bir göçmen gibi

neredeyse doğru
bu yaşam sevinci
yirminci yüzyıla dokunan
vahşi bir tablo
yeşil, mavi, biraz da siyah
yetmiş-seksen yıllık bir evrim
mevcut zamanı hoş karşılamayan
nostaljik bir üzüm hasadını
andıran
bir evrim

kafiyesiz, şatafatsız
ve hissiz
günü geçmiş, soğumuş
benim için
sıcak bir tablo
sıcak bir şiir
yetmiş-seksen yıllık bir birikim
mutluluğun resmi
yaşam sevincini gösteren
norman rockwell devinimi